Deneme
KENT KÜLTÜRÜNDE TİYATRO

Murat TUNCAY

 

Dünyada “kent” yaşamının ve kültürünün temellerinin atıldığı toprakların üstünde 21. yüzyılı yaşarken; Yeni Tiyatro Dergisi’nde kent yaşamında sanatın ve tiyatronun önemi üzerine yazmak gereği duymamın anlamını;  son bir kaç yıl içinde giderek yoğunlaşan tiyatro salonu kapatma furyasının ters mantığında aramak gerekiyor diye düşünüyorum. Sözüm anlayanlara değil anlamak istemeyenleredir. Anlamak istemeyenlere anlatma savaşına girecek; bu yolda yazıp söyleyeceklere biraz katkı sağlayabilmek içindir.  Bazı önemli noktalara yeniden ve yeniden vurmak, vurgulamak gerekiyor. Çünkü yerinden çıkan; çıkmaya yönelen çivilere öyle yapılır ve bu işler de iyiden iyiye çivisinden çıkmıştır.

Devamı...
 
BUZDOLABIMIZIN ÜSTÜNDEKİ KARİKATÜR
Erhan Gökgücü
 
Karım buzdolabının üstüne bir karikatür tutturmuş; Salih Memecan’ın. Yaklaşık iki yıldır orada. Bir adam ellerini göğe açmış “Sen bu laik rejimi koru Allahım” diye dua ediyor.

22 Temmuz seçiminden sonra ülkenin çağcıl,  aydınlanmacı güçleri hep birlikte bu duayı mı edeceğiz? Varsayalım ki Tanrı laikliği korudu; ya ülkenin diğer sorunları?.. Her işimizi Tanrı’ya mı havale edeceğiz?
Devamı...
 
SAHNE SIR TUTMAZ
Erhan Özçelik
 
Sırlar, yaşadığımızın birer göstergesidir. Ne kadar çok yaşamışsak, o kadar sır biriktirmişiz demek ki. Bir sahne insanı olarak, biriktirdiğimiz sahneye ait hiçbir sırrın olmadığını söylemeliyim. Biz sahne insanları sırlarımızın hepsini seyircimizle paylaşırız. Sahne deneyimimiz ne kadar çoksa paylaştığımız sırlar da o kadar çoktur. Sahne üzerine çıkan her şey, insanların gizli dünyalarının açığa çıktığı, saklamak için özel bir gayretin gerekmediği bir dünyanın parçasıdır. Sahne insanları da sır saklarlar elbette ama bu sırlar onların diğer insanlarla eşit yaşadığı, herkes gibi olduğu, zaman dilimlerine aittir. Demek ki, bu zaman dilimleri, yaşamın kaçınılmaz yanlarından birini oluşturuyor. Hepimiz sır biriktiriyoruz. Kimi kez kimseye söylenmesin diye, kimi kez söylense de olur söylenmese de ama söylenmese daha iyi olur diye sır biriktiriyoruz. Yine bir sahne insanı olarak, bu duruma baktığımızda, sır tutmayan, sır biriktirmeyen biri isek eğer, sahneye ne getirebiliriz diye düşünmemiz gerekiyor. Bu anlamda, sır tutmayan insanın sahne üzerinde paylaşacağı ne olabilir ki, diye sormak normaldir sanırım.
Devamı...
 


YENİ TİYATRO DERGİSİ 20. SAYI BAYİLERDE VE KİTAPÇILARDA!!!

20. Sayıdan Tadımlık...

 

YENİ TİYATRO DOSTLARI, MERHABA!..
Bu, 20. “sunuş” yazım; kimilerinin “editör yazısı”, kimilerininse “başyazı” diye nitelendirdikleri bu  yazılarda ben, siz sevgili okurlarımızla içtenlikle, yayın ilkelerimiz doğrultusunda yapmak istediklerimizi, karşılaştığımız sorunları, bu sorunları aşmak için ürettiğimiz çözümleri, tiyatromuzun ve ülkemizin gündemiyle ilgili tavrımızı paylaşmaya çalıştım. “Çalıştım” diyorum, çünkü çoğu kez Yeni Tiyatro Dergisi’ni ve başlangıcından bu yana, “ek” olarak ücretsiz verdiğimiz oyun kitaplarını sizlere yetiştirmeye çalışırken bazı noktaları  tam vurgulayamamış olabilirim; ancak başından beri bizi izleyenlerin “yolumuzda” yürüyebilmek için neleri göze aldığımızı ve ne bedeller ödediğimizi gördüklerini düşünüyorum. Yine de Türk Tiyatrosu’nda “eksikliğini” gördüğümüz konularda tavrımızı “net” olarak ortaya koyarken, ne reklamlarımızın kesilecek olmasına aldırdık, ne de “kimi” yazarlarımızla ve “tanıdıklarımızla” yollarımızın ayrılmasına… “Dost” bildiklerimizin “dosdoğru dost” olmamaları ya da olamamalarına da üzüldük tabii; ancak işimiz “toplumsal” bir iş; o yüzden “bireyselmiş” gibi görünen “acılarımızı” içimize atıp bunları “zamanın şaşmaz yargısı”na bırakıyoruz; okurlarımız da elbette görüyorlar durumu. Görmeyenlere sözüm yok; çünkü onlar çoğu şeyleri de görmüyorlar; Nâzım Hikmet’in dediği gibi onlar “bir değil,/ beş değil,/ yüz milyonlarla…” maalesef!.. Biz, görevimizin “onlar”a da ulaşmak olduğunu ve “onlar”ın da başta tiyatro olmak üzere, sanatın iyileştirici, geliştirici ve dönüştürücü özelliklerinden “yararlanmasını” sağlamak olduğunu biliyoruz. Bu sorunun da “zaman”ın sağaltıcı ve şaşmaz ellerinin desteğiyle çözüleceğine inanıyoruz. Belki  on yıl sonra, belki yirmi yıl, elli yıl, bilemediniz bir asır! Ama gelecek bizimdir!..  Devamı...

ERBİL GÖKTAŞ’LA “YENİ TİYATRO DERGİSİ” ÜZERİNE BİR SOHBET

Oktay Emre: Yaklaşık üç yıldır yayınlanan Yeni Tiyatro Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olarak bu iki yıl zarfında istediğinizi yapabildiniz mi?

Erbil Göktaş: Öncelikle Yeni Tiyatro'dan önce yayınlanan dergileri yeterli bulmadığım için, böyle bir dergiye gereksinim duyduğumu belirtmeliyim. Şimdi tek "yarışın" kendimle ve Yeni Tiyatro ile olduğunu vurgulayarak başlamalıyım. Hiçbir zaman yapılanları yeterli bulmam, çünkü bu, “yeniliklere” açık, sürekli “yeni”yi arayan ve “yeni” şeyler önermek isteyen bir dergi için “handikap” olur. Ancak, Yeni Tiyatro Dergisi’nin yayın yaşamına girdiği, 2007 Eylül’ünden bu yana, önemli bir tiyatral hareketlilik yarattığı, yayın yaşamında akademisyenlere ve “akademik” yazılara önemli bir yer ayırdığı hemen anlaşılacaktır. Bütün Sahne Sanatları alanında yayın yapması nedeniyle, (sadece tiyatro sanatına değil) tiyatronun yanı sıra, operaya, baleye, dansa da yer veren Yeni Tiyatro, ayrıca her sayıda yerli ve yabancı yazarlardan “oyun kitabı eki”ni  de okurlarına “ücretsiz” olarak sunuyor. Yeni Tiyatro, “aylık” olarak çıkan, Türkiye’nin “ilk ve tek” hakemli-popüler sahne sanatları dergisidir. Bir de her ayın son Pazar günü, “Yeni Bir Dünya İçin Yeni Tiyatro Toplantıları” düzenliyoruz; ayrıca “gadre uğramış Türk yazarlarının oyunlarını sahnelemek için, (bunun yanı sıra) Yeni Tiyatro Dergisi’nin içinden İstanbul Yeni Tiyatro Topluluğu çıktı ve bu sezon, Aydın Arıt’ın “Bal Sineği” adlı oyununu çeşitli sahnelerde oynadık. Bu yaptıklarımızı, elbette yeterli bulmuyoruz; çalışmalarımız tüm hızıyla ve çeşitli "yeni"liklerle sürecek.

Devamı...

 

YENİ TİYATRO DERGİSİ 2010'A ABONE KAMPANYASI BAŞLATARAK GİRDİ!!!

 

 2009'daki ekonomik krizden önemli ölçüde etkilenen Yeni Tiyatro Dergisi, her sayı verdiği "Oyun Kitabı Eki"ne ara vermemek ve her sayıda bu hizmetini sürdürebilmek için "Abone Kampanyası" başlattı. Ekim 2009'a kadar "iki aylık" periyotta çıkan Yeni Tiyatro, bilindiği gibi okurlarından ve tiyatro çevrelerinden gelen yoğun istekler üzerine "Aylık" periyoda geçmişti. Daha önce "iki ayda bir" verdiği "Oyun Kitabı Eki"ni "Aylığa" geçince her ay vermek zorunda kalınca zaten "kriz" ortamında "bir kahramanlık" olan ve önemli bir gider tutan "ekleri" verip vermemeyi değerlendiren Yeni Tiyatro, "bu hizmeti sürdürme" kararı vermişti. Ancak ekonomik açıdan, önce okurlarına güvenen Yeni Tiyatro, bu sorunu aşabilmek için yine "okurlarına" dönüyor ve "abone" kampanyasına destek olmalarını bekliyor.

 

Satış Noktalarımız

Editör'den... / Erbil Göktaş

Erbil GöktaşTARTIŞILMASI GEREKEN AZİZLİKLER

Atila Sav’ın Milliyet Sanat Dergisi’nin Mart 2003, 528. sayısının 74. ve 75. sayfalarında yayınlanan “Küçük Azizlikler” yazısını okuduğumda Türk Tiyatrosu’ndaki pek çok sorunun bu yazıdan hareketle tartışılabileceğini düşündüm. Bunlardan ilki; Türk Tiyatrosu’nun, oyun yazarlığında ortaya konulan başarıları sahnelerde yeterince değerlendirilemeyişidir. Devamı...

Sitemizden en iyi verimi; bedava, açık kod ve güvenirlik düzeyi yüksek olan Firefox tarayıcı ile alabilirsiniz.
İletişim: mailonpix.com
Clicky Web Analytics