ZENGİN MUTFAĞI

“ZENGİN MUTFAĞI”

2009
VASIF ÖNGÖREN ÖZEL ÖDÜLÜ

İstanbul Değişim Atölyesi Oyuncuları - vetiyatro bu yıl toplumsal olaylara vurgu yapan, Vasıf Öngören’in “Zengin Mutfağı” oyunuyla perdelerini açmaya devam ediyor.

“Asiye Nasıl kurtulur”, “Oyun Nasıl Oynanmalı” gibi oyunlarından tanıdığımız bu toprakların yetiştirdiği en önemli yazarlarından biri olan Vasıf Öngören’in Zengin Mutfağı oyunununu, daha önce Başar Sabuncu tarafından filmi de çekilmişti. 

Zengin Mutfağı oyunu; Türk siyasi tarihinin en önemli olaylarından birini anlatarak başlıyor. 15–16 Haziran 1970 işçi eylemleriyle. İş yasalarında yapılacak olan kimi değişikliklere karşı çıkan DİSK eylem kararı almış ve işçiler iş bırakarak taleplerini dile getirmek adına yürüyüş düzenlemişlerdi. Dönemin koşullarında işçi muhalefetini durdurmak adına sıkıyönetim ilan edilmişti. Diğer taraftan Türkiye’de birçok kesimin artık kabul ettiği kontrgerilla örgütlenmesini de göstermektedir. Selim (Halil Ersan) Karakteri; temsil edilen devlet ve sermaye içerisinde yasa dışı faaliyetler yürütürken aynı zamanda Kerim Beyin köşkünde hizmetçilik yapan Kız (Müge Saut) ile nişanlıdır. Kendisine verilen görevleri yerine getirmeden Kız’la evlenmek istemez. Oyunun Ana karakterlerinden biri de Köşkte aşçı olan eski pehlivan Lütfü’dür (Nevzat Süs). Lütfü Usta; sorgusuz bir biçimde patronuna bağlı, gelişen olayları seyirciye aktarmak adına kilit bir noktada durur. Köşke getirilen terbiyeli kurt köpeğiyle Selim karakteri arasında koşutluk kurulurken, köpeğin önüne gelene saldırmasından dolayı Lütfü Ustanın onu zehirleme isteği büyük bir parodiye dönüşür.  Oyunun diğer kahramanları Ahmet (Suat Oktan) ve Şoför Seyfi (Ulaş Kotan) gelişen olaylar karşısında tutumlarıyla oyuna zenginlik katıyor.

Vasıf Öngören,  Alman Tiyatro yazarı ve kuramcısı Bertolt Brecht’in geliştirdiği “epik tiyatro” yöntemiyle oyunu yazmış, İstanbul Değişim Atölyesi Oyuncuları da bu biçime sadık kalarak sahneye taşımış. Oyunun günlük hayatın bütün doğallığını taşıması izleyici ile güçlü bağlar kurmasına neden oluyor. Sıradan insanların hem kendi hayatlarını hem de başkalarının hayatlarını nasıl etkilediklerini tüm çıplaklığıyla görüyoruz oyunda.

YAZAN Vasıf Öngören

YÖNETEN Müge Saut

YÖNETMEN YRD. Selen Şeşen-Hande Halilbeyoğlu

MÜZİK Ruhi Su
KARİKATÜR
Kemal Gönen

GÖRSEL TASARIM Bülent Erdoğan

OYNAYANLAR

Nevzat Süs LÜTFÜ USTA, Suat Oktan AHMET, Halil Ersan SELİM,
Müge Saut KIZ, Ulaş Kotan ŞOFÖR SEYFİ

13 Aralık Pazar Saat: 18.00
18 Aralık Cuma Saat: 20.00

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi

Ruhi Su Salonu

ALİ SUAVİ SOK.NO:7

TLF: 0216 414 22 39

 

YENİ TİYATRO DERGİSİ 20. SAYI BAYİLERDE VE KİTAPÇILARDA!!!

20. Sayıdan Tadımlık...

 

YENİ TİYATRO DOSTLARI, MERHABA!..
Bu, 20. “sunuş” yazım; kimilerinin “editör yazısı”, kimilerininse “başyazı” diye nitelendirdikleri bu  yazılarda ben, siz sevgili okurlarımızla içtenlikle, yayın ilkelerimiz doğrultusunda yapmak istediklerimizi, karşılaştığımız sorunları, bu sorunları aşmak için ürettiğimiz çözümleri, tiyatromuzun ve ülkemizin gündemiyle ilgili tavrımızı paylaşmaya çalıştım. “Çalıştım” diyorum, çünkü çoğu kez Yeni Tiyatro Dergisi’ni ve başlangıcından bu yana, “ek” olarak ücretsiz verdiğimiz oyun kitaplarını sizlere yetiştirmeye çalışırken bazı noktaları  tam vurgulayamamış olabilirim; ancak başından beri bizi izleyenlerin “yolumuzda” yürüyebilmek için neleri göze aldığımızı ve ne bedeller ödediğimizi gördüklerini düşünüyorum. Yine de Türk Tiyatrosu’nda “eksikliğini” gördüğümüz konularda tavrımızı “net” olarak ortaya koyarken, ne reklamlarımızın kesilecek olmasına aldırdık, ne de “kimi” yazarlarımızla ve “tanıdıklarımızla” yollarımızın ayrılmasına… “Dost” bildiklerimizin “dosdoğru dost” olmamaları ya da olamamalarına da üzüldük tabii; ancak işimiz “toplumsal” bir iş; o yüzden “bireyselmiş” gibi görünen “acılarımızı” içimize atıp bunları “zamanın şaşmaz yargısı”na bırakıyoruz; okurlarımız da elbette görüyorlar durumu. Görmeyenlere sözüm yok; çünkü onlar çoğu şeyleri de görmüyorlar; Nâzım Hikmet’in dediği gibi onlar “bir değil,/ beş değil,/ yüz milyonlarla…” maalesef!.. Biz, görevimizin “onlar”a da ulaşmak olduğunu ve “onlar”ın da başta tiyatro olmak üzere, sanatın iyileştirici, geliştirici ve dönüştürücü özelliklerinden “yararlanmasını” sağlamak olduğunu biliyoruz. Bu sorunun da “zaman”ın sağaltıcı ve şaşmaz ellerinin desteğiyle çözüleceğine inanıyoruz. Belki  on yıl sonra, belki yirmi yıl, elli yıl, bilemediniz bir asır! Ama gelecek bizimdir!..  Devamı...

ERBİL GÖKTAŞ’LA “YENİ TİYATRO DERGİSİ” ÜZERİNE BİR SOHBET

Oktay Emre: Yaklaşık üç yıldır yayınlanan Yeni Tiyatro Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olarak bu iki yıl zarfında istediğinizi yapabildiniz mi?

Erbil Göktaş: Öncelikle Yeni Tiyatro'dan önce yayınlanan dergileri yeterli bulmadığım için, böyle bir dergiye gereksinim duyduğumu belirtmeliyim. Şimdi tek "yarışın" kendimle ve Yeni Tiyatro ile olduğunu vurgulayarak başlamalıyım. Hiçbir zaman yapılanları yeterli bulmam, çünkü bu, “yeniliklere” açık, sürekli “yeni”yi arayan ve “yeni” şeyler önermek isteyen bir dergi için “handikap” olur. Ancak, Yeni Tiyatro Dergisi’nin yayın yaşamına girdiği, 2007 Eylül’ünden bu yana, önemli bir tiyatral hareketlilik yarattığı, yayın yaşamında akademisyenlere ve “akademik” yazılara önemli bir yer ayırdığı hemen anlaşılacaktır. Bütün Sahne Sanatları alanında yayın yapması nedeniyle, (sadece tiyatro sanatına değil) tiyatronun yanı sıra, operaya, baleye, dansa da yer veren Yeni Tiyatro, ayrıca her sayıda yerli ve yabancı yazarlardan “oyun kitabı eki”ni  de okurlarına “ücretsiz” olarak sunuyor. Yeni Tiyatro, “aylık” olarak çıkan, Türkiye’nin “ilk ve tek” hakemli-popüler sahne sanatları dergisidir. Bir de her ayın son Pazar günü, “Yeni Bir Dünya İçin Yeni Tiyatro Toplantıları” düzenliyoruz; ayrıca “gadre uğramış Türk yazarlarının oyunlarını sahnelemek için, (bunun yanı sıra) Yeni Tiyatro Dergisi’nin içinden İstanbul Yeni Tiyatro Topluluğu çıktı ve bu sezon, Aydın Arıt’ın “Bal Sineği” adlı oyununu çeşitli sahnelerde oynadık. Bu yaptıklarımızı, elbette yeterli bulmuyoruz; çalışmalarımız tüm hızıyla ve çeşitli "yeni"liklerle sürecek.

Devamı...

 

YENİ TİYATRO DERGİSİ 2010'A ABONE KAMPANYASI BAŞLATARAK GİRDİ!!!

 

 2009'daki ekonomik krizden önemli ölçüde etkilenen Yeni Tiyatro Dergisi, her sayı verdiği "Oyun Kitabı Eki"ne ara vermemek ve her sayıda bu hizmetini sürdürebilmek için "Abone Kampanyası" başlattı. Ekim 2009'a kadar "iki aylık" periyotta çıkan Yeni Tiyatro, bilindiği gibi okurlarından ve tiyatro çevrelerinden gelen yoğun istekler üzerine "Aylık" periyoda geçmişti. Daha önce "iki ayda bir" verdiği "Oyun Kitabı Eki"ni "Aylığa" geçince her ay vermek zorunda kalınca zaten "kriz" ortamında "bir kahramanlık" olan ve önemli bir gider tutan "ekleri" verip vermemeyi değerlendiren Yeni Tiyatro, "bu hizmeti sürdürme" kararı vermişti. Ancak ekonomik açıdan, önce okurlarına güvenen Yeni Tiyatro, bu sorunu aşabilmek için yine "okurlarına" dönüyor ve "abone" kampanyasına destek olmalarını bekliyor.

 

Satış Noktalarımız

Editör'den... / Erbil Göktaş

Erbil GöktaşTARTIŞILMASI GEREKEN AZİZLİKLER

Atila Sav’ın Milliyet Sanat Dergisi’nin Mart 2003, 528. sayısının 74. ve 75. sayfalarında yayınlanan “Küçük Azizlikler” yazısını okuduğumda Türk Tiyatrosu’ndaki pek çok sorunun bu yazıdan hareketle tartışılabileceğini düşündüm. Bunlardan ilki; Türk Tiyatrosu’nun, oyun yazarlığında ortaya konulan başarıları sahnelerde yeterince değerlendirilemeyişidir. Devamı...

Sitemizden en iyi verimi; bedava, açık kod ve güvenirlik düzeyi yüksek olan Firefox tarayıcı ile alabilirsiniz.
İletişim: mailonpix.com
Clicky Web Analytics