23 Ocak 2019, Çarşamba
SON HABERLER
Buradasınız: Anasayfa / Haberler / Mask-kara Tiyatrosu 15. yılını, “Velevki Tartüf” adlı oyunla kutluyor
Mask-kara Tiyatrosu 15. yılını, “Velevki Tartüf” adlı oyunla kutluyor

Mask-kara Tiyatrosu 15. yılını, “Velevki Tartüf” adlı oyunla kutluyor

Yılmaz Onay dramaturgisini yaparak, Nazım Hikmet’in Tartüf’ünü bugüne taşıdı..

Tiyatronun üç usta yazarının elinden gecen metin, aslında Tartüf’lerin tüm insanlık tarihi boyunca bizleri nasıl etki altına aldıklarını, dinsel inançları kullanarak kendi iktidarlarını kurup ve pekiştirmek için neler yaptıklarını anlatır.

“Velevki Tartüf” adıyla oyunu sahneye taşıyan Mask-Kara Tiyatrosu aynı zamanda bu yıl kuruluşunun 15 yılını kutluyor.

Yapımcılığını Nurhan  Uslu nun  yaptığı,Yönetmenliğini Orhan Kurtuldu’nun üstlendiği oyunun Genel Sanat Yönetmenliği Nazif Uslu’ya ait. Sahne Tasarımı Cengiz Çakıcı, Kostüm Tasarımı Zeynep Aydemir, Müzik ve Remix’leri Renan Bilek, Işık Rejisi Yüksel Aymaz imzasını taşıyor.

“Velevki Tartüf” adlı oyunda . Renan Bilek, Toygun Ateş, Nazif Uslu, Özlem Toptaş Menligil, Uygur Erol, Seda Kement, Zeynep Aydemir, Tuna Öztunç, Volkan Çolpan, Mehmet Bilen ve Recep Yener rol almaktadır.

Oyun her  cumartesi saat 20:00 de her pazar saat 16:00 da Su gösteri sanatları sahnesi nde sergileniyor. (Pertevniyal lisesi arkası) Aksaray Tel: 0212- 621 45 53
 

Tartüf

1664 yılında Moliere tarafından yazıldığında kiliseye ve dine saldırdığı gerekçesiyle oyun, kilise tarafından yasaklandı. Yasak öylesine ağırdı ki, “Tartüf” metninin kalabalık yada tenha bir yerde, sadece okunması değil,okuyan birinden dinlenilmesi bile yasaklanmıştı ve bunun aksini yapan aforoz edilecekti. Bu yasak beş yıl sonunda yıkılabildi ancak metin tekrar yazılmış ve eski metin yumuşatılmış, sonuna gerçek hayatta da Moliere’e yardım elini uzatan ve oyunun yeniden sahnelenebilmesini sağlayan kral 14.Lui’yi öven bir son eklenmişti.

Oyunda , iyi yürekli sayılabilecek, dindar ve varlıklı Orgon, din adamı görünümündeki sahtekar Tartüf’ün dine bağlılığından çok etkilenir ve onu evine alır. Tartüf, Orgon’un saflığından yararlanır ve Orgon’la annesi Madam Pernel’i etkisi altına alır. Her ne kadar Orgon ve annesi Tartüf’ün iyi bir dindar olduğuna derinden inansa bile, Orgon’un karısı Elmira, çocukları Damis ve Marianna, ve hizmetçi kız Dorine onun tam bir sahtekar olduğunu bilirler. Orgon Tartüf’ü evine almakla kalmaz, kızı ile de evlendirmek ister. Ancak Marianna bir başkasına aşıktır. Ayrıca Tartüf, yerini ve zamanını denk getirdikçe Orgon’un karısına asılmaktadır. Bunu Orgon’a söylerler ancak Orgon buna inanmaz. Tartüf evde öyle bir hakimiyet kurmuştur ve Orgon’un gözünü öylesine kör etmiştir ki Orgon kimseyi dinlemez, kızını Tartüf’le evlendirmek için daha da hararetlenir. Üstüne üstlük bütün malını mülkünü Tartüf’ün üzerine yapar. Ev halkı daha fazla dayanamaz ve bir oyunla Tartüf’ün asıl yüzünü Orgon’a gösterir, Orgon Tartüf’ü evden kovar. Ancak yaşadıkları ev de dahil olmak üzere her şeyini Tartüf’e veren Orgon , ailesiyle beraber kendini kapının önünde bulur.

Hikayesi kısaca böyle olan oyuna baktığımızda, dinin bir baskı ve iktidar unsuru olarak kullanılmasından, yönetenlerin de nasıl yönetildiğini göstermesine kadar bir çok yönüyle oyun güncelliğini koruyor.

Nazım Hikmet oyunun zamansal çizgisine de sadık kalarak oyunun ilginç bir uyarlamasını yapmış. Her ne kadar ana iskelet bozulmadan yapılmış da olsa Nazım Hikmet’in “Tartüf 59″u yoğun değişiklikler içermektedir.

Oyunda eski Tartüf’le işbirliği yapmış ve onun hizmetkarı rolünde eve sızan Tartüf 59′un hem eski Tartüf’ü hem de ev halkını nasıl otorite altına aldığını görürüz. Daha oyunun başında da gördüğümüz gibi Tartüf kendine yine din kisvesini kullanır ama bu sefer şahsa münhasır çalışan bir dolandırıcıdan ziyade kilise için çalışan bir jurnalcidir. Bu yolla Nazım Hikmet oyuna politik bir boyut da katmıştır.

Oyunda kurguyu belirleyen en önemli değişiklik Nazım Hikmet’in yarattığı Tartüf 59′dur. Başta Tartüf’ün yardımcısı gibi görünür ve bu yolla Orgon’un evine sızar. Ancak daha sonra Tartüf’le iktidar kavgasına girer ve güzel konuşma, getirdiği teknolojik aletler ve şantaj yoluyla sadece Orgon ve ev halkını değil, Tartüf’ü de hakimiyeti altına alır. Böylelikle Moliere’in “Tartüf”ündeki yönetilenin yönetilmesine bir katman daha eklenir ve bir “üst ototrite” yaratılır. Ayrıca ana metindeki Orgon ailesi ve Tartüf arasındaki çatışmanın yanında, Tartüf ve Tartüf 59 arasında doğan yeni bir çatışma daha görürüz. Hatta oyunun politik iletisi göz önüne alınırsa asıl çatışma Tartüf ve Tartüf59 arasındadır da denilebilir.

Oyunda Tartüf’ün çıkarcılığı ön plandadır. Öyle ki dine olan inancı bile sadece olgusuna dayanır.

Tartüf:

“Tanrıya inanma her zaman inanmamadan daha kârlıdır. Eğer Tanrı varsa ve sen ona inanmıyorsan doğruca cehennemi boylarsın ama eğer Tanrı da cehennem de yoksa ve sen var diyorsan bu yüzden başına kötü bir şey gelmez.”

Oyunda Nazım Hikmet’in yaptığı bir diğer değişiklik Moliere’in metninde hep dorukta olan merak unsurunu yok etmiş olmasıdır. “Tartüf 59″ da her şey apaçık ortadadır. Moliere’in metninde Tartüf’ü oyunun başlamasından birkaç sahne sonrasında görebilirken Nazım Hikmet’in metninde daha ilk perdede hem Tartüf hem de Tartüf59 sahnededir :

Tartüf 59:

Günaydın mösyö Tartüf!”

Tartüf:

Günaydın! İyi ama siz kimsiniz? Ne iş yapıyorsunuz? Yoksa sarayda maskeli balo veriliyor da zatıaliniz oraya mı çağrılısınız. Üzerinizdeki kostüm hangi yüzyıla ait acaba? Açıklamak nezaketini gösterir misiniz?”

Tartüf59:

Üzerimdeki kostüm yirminci yüzyıla aittir kardeşim.”

Tartüf:

Peki zatıalinizin nerden geldiğini de sorabilir miyim?”

Tartüf59:

1959 yılından geliyorum kardeşim.”

Ayrıca sadece Tatrüf’leri görmekle kalmaz bunların niyetlerini de öğreniriz. Nazım Hikmet’in bu yolla izleyiciden farklı bir düşünme şekli ve eleştirel bir bakış istediğini anlıyoruz.

Nazım Hikmet uyarlamasında Moliere metnindeki kadın dayanışmasın da olmadığını görüyoruz. Nazım Hikmet’in kadınları Tartüf59′un getirdiği teknolojik aletlerin etkisi altında kalan, süslenmeyi seven saf kadınlardır, ancak hizmetçi kız Dorina hariç. Burada hem burjuvazi eleştirilirken diğer taraftan işçi-emekçi kadının yüceltildiğini hatta, Dorina’nın oyunun sonunda Tartüf ve Tartüf59′u kendi silahlarıyla vurarak çamaşır makinasına koymasını da düşünürsek, kahramanlaştırılmıştır.

“Tartüf” metninde Orgon feodal, otoriter, temiz inançlı bir baba rolünde karşımıza çıkarken, “Tartüf59″ metninde tamamen saf, ailesi üzerinde hiçbir etkisi olmayan, içi boş bir baba figürü haline getirilmiştir. Önce Tartüf’ daha sonra Tartüf59′a körü körüne inanır. Aslında ona ne yapması gerektiğini söyleyecek olan herkese inanmaya hazırdır. Ancak bu Tartüflerin ortaya çıkış nedenlerinin havada kalmasına sebep olur ve Orgon ikinci planda kalır.

Oyunda Orgon’un saflığının Tartüf ve Tartüf59′un ikiyüzlülüklerinin farkında olan tek kişi Kleant’dır. Her şeyin bilincindedir ve çevirilen oyunları, insanların bu oyuna alet edildiğini görür ancak elinden bir şey gelmeyeceğini düşündüğünden bir şey yapmaz.

Tartüf59 insanların zaaf ve bilinçsizliklerinin üzerinden kendine bir iktidar oluşturur. Ayrıca oyundaki karakterlerin Tartüf59′a kanmalarının bir diğer nedeni, olaylara bencil ve bireyci yaklaşımlarıdır.

“Tartüf59″ metninde 1959 yılıyla “Tartüf” metni zamanı arasında sık sık gel-gitler oluşturulmuş, “Tartüf” metni yer yer metafor olarak kullanılmıştır. Oyundaki bu iki zamanın iç içe geçmişliği ve oyun içinde oyun imgesi, epik öğeler, yabancılaştırma teknikleri vs. güldürü unsurunu oluşturmaktadır. Ayrıca Nazım Hikmet de Moliere ‘in yaptığı gibi tiplerini tek boyutlu seçerek tip güldürüsü yaratır. Ancak Nazım Hikmet karakteri tipleştirse de bildik yüzeysel tip olarak sahneye getirmez.

Yılmaz Onay 2000 yılında metni tekrar elden geçirerek “Tartüf00” olarak kaleme aldı.. “Tartüf Milenyum” olarak yeniden düzenlenen metin, 21 yy.oyunu olarak karşımıza çıkıyor.

Yılmaz Onay, Aziz Nesin’den ve Sivas madımak Hotel inde yakınlan aydınlar dahil olmak üzere

günümüze bir çok göndermeler yapmış.

Orhan Kurtuldu’nun usta rejisiyle oyun Velefki “Tartüf” adını aldı.

Hem Moliere’in, zamanında kilise tarafından hem de Nazım Hikmet’in dönemin iktidarı tarafından cezalandırılmayı göze alarak kaleme aldıkları ,Yılmaz Onay ın dramturjisiyle karşımıza yeniden çıkan”Velefki Tartüf ” hala güncelliğini korumaktadır.

İnsanların safî inançlarını kendi çıkarlarına alet eden ve dini onlar üzerinde birer baskı unsuru haline getirmekten çekinmeyen insanlar iktidarı elinde tutarken Tartüf’ün ; Bu iktidar odaklarının aldıkları destek her geçen gün artarken Orgon’un bizden, içimizden biri olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Peki Dorina nerede?

17.yy dan 21.yy uzanan bir oyun metni. Ne kadar Dünya,ne kadar Türkiye,ne kadar biz…..

Hakkında Yeni Tiyatro

Yoruma kapalı.