17 Temmuz 2018, Salı
SON HABERLER
Buradasınız: Anasayfa / Haberler / Yeni Tiyatro Dergisi Şubat 2013, 46. Sayısı Mephisto’ya 5 Şubat Salı Akşamı Saat: 19:00 Sularında Teslim Edilmiştir
Yeni Tiyatro Dergisi Şubat 2013, 46. Sayısı Mephisto’ya 5 Şubat Salı Akşamı Saat: 19:00 Sularında Teslim Edilmiştir

Yeni Tiyatro Dergisi Şubat 2013, 46. Sayısı Mephisto’ya 5 Şubat Salı Akşamı Saat: 19:00 Sularında Teslim Edilmiştir

Sayın Hilmi Bulunmaz,

ÖNCE BELGELERLE BAŞLAYALIM:

Kayhan Matbaası’nın muhasebecisi Sezgin’den fatura ödemesi yapmak için hemen oradaki İş Bankası’na gidip çektiğim tutar aşağıdadır:

BELGE 1:

05/02/2013 18:47:46 -1,370.00 TL 6.22 TL * 05 ŞUB 18:47 2733 1403 TR

Yani 5 Şubat Salı günü saat 18:47’de parayı çekip 19:00’da ödemeyi yapıp faturayı ve dergileri alıp İstiklal Caddesi’ndeki Mephisto Kitabevi’ne gidiş  ve Yeni Tiyatro Dergileri’ni bırakış saatimiz “yaklaşık” 19:45-20:00 gibidir.

Akşam saat 19:00 sularında Yeni Tiyatro Dergileri Kayhan Matbaası’ndan alınmış, Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki Mephisto, Pandora, Simurg, Semerkant, Robinson Kitabevlerine dağıtım aynı akşam yapılmıştır. (Pandora’dan o akşam aldığımız iadelerin faturasını muhasebecime tarattım; ektedir.)

BELGE 2:

Pandora İade Faturası (5 Şubat 2013 Salı, Saat: 19:55) TARANMIŞ JPEG OLARAK AŞAĞIDADIR.

Saat 21:00 sularında da Kadıköy’e geçilmiş ve oradaki kitapçılara ve bayilere de dağıtım yine 5 Şubat Salı akşamı yapılmıştır.

Görüyorsun ya, söylediklerimin fazlası var, eksiği yok. Yani senin bizi suçladığından da 2 gün önce dağıtımı yapmışız. Peki nasıl oluyor da, senin gibi bir “GERÇEK AVCISI”  faka basıyor ve gerçeği “tam olarak öğrenmeden” “MASUM BİR İNSANI YALANCILIKLA” suçlayabiliyor?  Çünkü yanıtının tamamına yakın bölümünü dergilerimizin Mephisto’ya 7 Şubat’ta geldiği üzerine kurmuşsun.  Sayın Hilmi Bulunmaz, yanılgıya düştüğün durum aslında şöyledir:

5 Şubat 2013, Salı akşamı 20:00’a doğru Mephisto Kitabevi’ne gidip dergileri bırakıp iadeleri aldığımızda “DERGİ SORUMLUSU” daha doğrusu “ÖDEMEYİ YAPACAK KİŞİ” yoktu. Dergileri bırakıp iadeleri aldığımız halde demek ki 5 ŞUBAT’ta da, 6 ŞUBAT’ta da girişi yapmamışlar; ödemeyi 7 Şubat’ta gidip aldığımız için, yani bilgisayarda işlemi o gün girdikleri için sizi de yanıltmışlar; durum bundan ibarettir.  Siz bunu yanıtınızda tepe tepe kullanıp beni günlerdir “yalancı”lıkla suçluyorsunuz.

ÖZÜRÜNÜZÜ SİTENİZİN EN TEPESİNDEN GÜNLERCE VERMEK BİLE BU “HATANIZI” DÜZELTMEYE YETER Mİ BİLEMEM…

Yanıtlarını da dikkatle okudum; “en iyi savunma saldırıdır” tavrı içerisindesin ama bu sizi bir Mao Zedung yapmaya yetmiyor; keşke bir Mao olabilseydiniz de, sizinle böylesine “entipüften” şeyleri tartışacağımıza “Kültür Devrimi”ni tartışabilseydik, bunun Türkiye’de uygulanabilirliğini araştırsaydık. İşte Türkiyeli sosyalistlerin en büyük açmazı!… Ve ben “sosyalizmle” değil ama bu tür sosyalistliğe “ironik” olarak yaklaştım diye saldırılarınızın hedefi oluyorum. Senin dediğini kibarlaştırarak söyleyecek olursam ben sosyalizmle “dalga” geçmiyorum; kapitalist düzenin “nimetlerinden” yararlanıp, bu düzenden hatırı sayılır “paylar” alıp “emeğinden” başka sermayesi olmayanlara saldırmak sanırım “kapitalist” düzenin ruhuna uygun bir davranış…  İşte ben de tam bu noktada, “sermayenin nasıl sıçrama yaptığını” soruyorum. Ne yani soramayacak mıyım? Sizin mantığınızı kullanıyorum: Milletin vergileriyle verilen reklamların basıldığı dergilerden hesap soruyorum diyorsunuz ya, kapitalistlerin “kapitallerinde” herkesin hakkı olduğuna göre aslında bunun kaynağını sormak da herkesin hakkı!!! Verdiğiniz yanıta bakılacak olursa, matbaamdaki emekçileri zaten “bilinen” “ticari bilgileri” vermeye zorlayıp, benim zamanında yayınladığım bilgileri sanki “gizli” bir şeymiş gibi ortaya çıkarmaya çalışıp beni tehdit etmeniz de bu ruh halinin bir sonucu olsa gerek… 500 de bassak 1000 de bassak, bu bizim bileceğimiz bir iştir ve tamamen YASALDIR. İSTEMEYEN İLAN YA DA REKLAM VERMEZ; “MATBAA BASIP TİRAJ KONTROLU” YAPMAYI ÖNERMEK NASIL BİR ANLAYIŞTIR? Bak ben her şeyi açıklıyorum; sen de istersen açıklarsın, “servetinin kaynağı ve büyümesi” konusunda ben seni hiçbir biçimde zorlamadım ki?…

Yeni Tiyatro Dergisi’nin ilk iki yılında tirajımızın 500 ila 1000 arasında değiştiğini ben zaten kamuoyuna açıklamıştım. Hatta sizin isteğiniz üzerine matbaadan aldığım faturayı da yayınlamıştım. Aradan geçen 5 yıl içerisinde bu tirajın ikiye üçe katlandığı da oldu ve Türkiye koşullarında 1000 baskı bile ortalama bir rakamdır; benim derdim üzüm yemek olduğu için, tirajımızı saklama gereği duymadım; oysa ilan ve reklam verenleri etkilemek için büyük-küçük holding yayınlarının bile tirajlarının en az 10 katını söylediklerini ekleyeyim de, bunu da öğrenmiş olun sevgili detektifim!… 500 bastırmakla 1500 bastırmak arasında da çok fazla bir fiyat farkı yoktur; 1500 bastırıp dergiler elinde kalıyorsa bunun da bir anlamı yoktur. O yüzden biraz “mantıklı” olunuz. Hasımlarınız “belden aşağı” vursalar bile, siz “delikanlı gibi” dimdik durunuz. Belden aşağı vurmak, bize kötülük yapılmış olsa bile, “bize” yakışmaz. Örneğin, kanlı-bıçaklı olduğunuz  Mustafa Demirkanlı’nın Tiyatro-Tiyatro Dergisi’ni geçen aylarda dağıtıma gittiğimiz Mephisto’da gördüğümü ve satın aldığımı size söylüyorum; “inanmak” istemiyorsunuz; “gerçekleri” işimize geldiği gibi yorumlamak da “kötü” bir şey değil mi? Diyorsun ki:

HİLMİ BULUNMAZ: … Ben, gerçek neyse ona güvenirim.

İşte sana “gerçekler” ve işte “kültür” ortamızın hali pür melali; bu ortamda Mao Zedung olsanız ne olur?… Arkasında parti gücü, yayınevi gücü, büyük bir “gençlik” gücü ve az ya da çok “kitle desteği” olan Evrensel Kültür bile 5000 satamıyorsa, öncelikle bu konuda durup düşünmesi gerekenler, “sosyalist” olduğunu iddia edenlerdir. Ben bu damara basarım Hilmi, “acıdıysa” da kusura bakma!… Kaldı ki “Tiyatro” dergileri “özel” yayınlardır, “sınırlı” bir kitleye hitap ederler. Bu koşullarda başlangıç olarak 500 satış rakamı bile “önemli” bir başarıdır. Kaldı ki ilk iki yılımızda ortalama satışımızın 700-900 arası olduğunu sana da söylemiştim. Kayhan Matbaası’nda 750 adet de basıldı, 1000 adet de; 1500 de… Bu bir önceki ayın verilerine göre, bizim saptadığımız ve bizim bileceğimiz bir iştir. Önemli olan 1000-2000 basmak değil, en az 1000 satışa ve 500 aboneye ulaşabilmektir. O yüzden “spekülasyon” yaratıcı açıklamalarını, üstelik benim ağzımdan duyup bana karşı kullanmaya çalışmanı çok “ayıp” bulduğumu belirtmek isterim; anlıyorum damarına “fena” bastım ama lütfen sağduyunu ve nesnelliğini yitirme olur mu?… Kaldı ki, ben ne kadar dalga geçersem geçeyim, “yıkma, yok etme” duyguları içerisinde değilim. Her zaman açıkladığım gibi ben en başta “hümanistim”, insanın “doğuştan kötü” olmadığına inanırım; o yüzden en ağır eleştirilerimde bile “katıksız insan sevgisi” vardır. Yazdığım her cümlemde, her harfimde bu duyguyla hareket ederim. Bu “sevgiyi” yitirdiğim gün, yazmayı da, yayıncılığı da anında bırakırım; bu kimseyi ilgilendirmeyebilir, ancak böyle!… Benim birtakım “gerçekleri” açıklamam bu düşüncelerin bir sonucudur; gerçek işte bu!… Bu “gerçeğin” üzerine, ne inşa edebilirsiniz? ANCAK BİRBİRİMİZİ YEMEYİ!…. diyorsanız, buyurun, afiyet olsun!…

Söylediğim, savladığım “hiçbir şeye” yanıt vermemişsin; veremezsin de zaten. Zaten o kadar çok kırılmışsın ki, can damarına öylesine basmışım ki, canın acıya acıya, bağıra bağıra “saldırmayı” seçmişsin. Üstelik saldırmak için kullandığın  “verilerin” hepsini sana ben verdim; seninle “paylaştığım” bilgileri şimdi bağlamından “çarpıtarak” bana yanıt verdiğini düşünmeni de anlayışla karşılamak eğilimindeyim; ama hala “yanılgı” içerisinde olduğunu görmek bana hüzün veriyor. Ayrıca, yazının girişinde beni “esnaf”lıkla suçlamanı da sana yakıştıramadım, sırf bu yüzden bile bir “GECE DERSLERİ SİLSİLESİ”ni hak ettin. En kısa zamanda da bu “ders”lere başlayacağım; çünkü “öğrenmeniz gereken çok “şey” var ve ben bunları sana da, herkese de “seve seve” öğreteceğim!…

Durum böyle olunca bütün yazdıklarına “şu an” satır satır yanıt veremiyorum. Evet,  “eksik” kalan noktalara artık “GECE DERSLERİ SİLSİLESİ”nde değineceğim.

Sayfalarca süren yanıtınızı aynı biçimde DÜZELTEBİLMENİZ DİLEĞİYLE!…

 

Erbil Göktaş

Yeni Tiyatro Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Ve “Emekçisi”

20 Şubat 2013, Çarşamba.

Ayrıca bakınız: 

 

Hakkında Erbil Göktaş

Yoruma kapalı.