Göstergebilimsel Çözümleme; oyun bahçesinde yaşamaktır.

Okday Korunan

 

Göstergebilimsel Çözümleme; oyun bahçesinde yaşamaktır.

Göstergebilim, kendisini oluşturan gösterge ve bilim sözcüklerinin toplamından daha farklı bir üst anlam içermektedir.

Göstergebilim; anlamla, anlamayla, anlamın üretilmesiyle ilgilenen bir etkinliktir.

Sözgelimi bir metinsel çözümlemeye girdiğimizde ilk inceleme noktamız; “anlatım düzlemi- (sözcükler, tümceler dilbilgisel ya da biçimsel özellikler.)” ile “içerik düzlemi- (anlamlar)” olacaktır. 

Göstergebilimci; bu eylemleri bulmaca çözen ve çözdükçe zevk alan, oyunbaz avcı keyfi içinde sürdüren, anlam arayan kişidir. Onun için yaşam ve oyun arasındaki hat oldukça incelmiş yaşam oyun olmaya yönelmiştir.

Bu yöneliş göze alınması hiç de kolay bir pozisyon değilken, bir o kadar da keyif doludur. Bilinçli bir afrodizyak sarhoşluğun keyfidir söz konusu olan. Yaratının beşiği hazır demektir artık… O beşiğe Apollon’un ışığı ile yürür göstergebilimci.

Anlatım ve içerik düzlemleri arasındaki ilişki anlamların oluşumunu etki ve gerekliliğini, aralarındaki bağı ve aktarımı yeniden sorgulamamızı gerektirecektir.

Bu yaklaşım içerik ve biçimin birbiri ile örtüşecek şekilde bir bütünlükle aktarımının arayışıdır. Bu bütünlüğe estetik dil bulmak ve o dilin malzemelerini kullanarak yeniden bir üst yaratım sağlamak, metinle hesaplaşmak adı da verilebilir.

Bu hesaplaşma sırasında göstergebilim anlamın düzenlenişi, eklemlenişi yani üretilmesiyle ilgilenir.

Göstergebilimci; bu verilerden yararlanarak, anlamların alımlayıcı ile buluşması aşamasında, algı yanılgısı oluşmaması için iletinin netliğini/kapalılığını çözümlemeye çalışır.

“Göstergebilim; içeriğin biçimine yönelik bir etkinliktir ama aynı zamanda da kendini sürekli geliştirmeyi amaçlayan bilimsel bir tasarıdır: Varsayımsal-tümdengelimli bir tasarıdır. Bir model oluşturma alanında yaşanan kuramsal bir oyundur.”

Göstergebilimcinin bu oyunu, temelde iki boyutlu bir vurguyu içermektedir:

1-Kuramsal modeli aşama aşama inşa etmeye çalışırken, inşa edilmiş kuramsal taslağı dikey ve yatay bağıntılarda geliştirmek.

2-Üretilen varsayımsal tasarıyı doğal dünyaya uygulamak ve çözümlemek.

Göstergebilimci için çözümleme salt amaç değildir. Varsayımsal tasarısını kuramsal olarak geliştirme oyunu oynarken, çözümleme yine oynamak zorunda olduğu bir başka oyundur.

Bu oyunlar özellik olarak, hem alçakgönüllü hem de iddialı oyunlardır;

Alçak gönüllüdür, çünkü kendini incelediği metinle sınırlar.

İddialıdır, çünkü incelediği metindeki anlamlar dünyasını yeniden kurmaya çalışır.

Göstergebilimcinin kuramı, kuramsal modeli (sürekli gelişmeye açık bilimsel tasarısı) aşamalardan oluşan bir üst dildir. (yapıntıdır/kurgudur)Gündelik yaşamın dilinden, anlam yapısından bağımsız, “yapma” , “bilimsel” bir üst dildir. Yoğun bir kavramlaş(tır)ma ve biçimselleş(tir)me (biçimsel bir dil yetisine dönüştürme) söz konusudur.

İnsan ve dünya, insan ve insan ilişkilerinde, her şey nasıl ki anlamlama sorununa dayanıyorsa, kuramsal boyutun oluşturulmasında da her şey çözümlemeye dayanmaktadır. Bu her yaratı aşamasında sürekli gelişerek ve geliştirerek oynanacak bir oyundur.

Yaratı içinde olan kişi, yapıtını oluştururken, ileriye ve geriye dönük gidiş-gelişlerle çalışmasını sürdürür. Çalışmasının gelişimi için bunu bir yöntem olarak kullanır. Bu üretim aşamasında çözümleme oyununun da başladığı noktadır. Geçmiş deneylerin çağrışımları emek ve duyarlılıkla, bilimin ışığında yoğrulmadığında kıymetli bir üründen söz etmek çok da olası olmayacaktır.

Göstergebilimci için kapalı bir metin, bir anlam avcısı için kapalı olmanın yanı sıra açık bir metindir de.

“Kapalı bir metinden daha açık bir metin yoktur.”

Umberto Eco.

Her kapalı metin gerçekleşmesi tamamlanmış bir üründür; hem de yeni bir bakış açısına göre yeniden yaşanacak, yeniden anlamlandırılacak bir üretim kaynağıdır.

Göstergebilimsel çözümlemede;

1- Tasarının söylem aşamasına nasıl geldiği.

2- Anlatı izlencesinde nasıl eklemlendiği.

3- Yukarıdaki maddelerin nasıl temellendirildiği.

 

Önemli bir yer tutar.

 

Göstergebilimsel çözümleme bir okuma edimidir. Bu edim sıradan bir okumayı karşılamaz. Burada vurgulanmak istenen var olduğu kast edilen yapıyı ayrıştırarak, bozarak, çözerek, yeniden kurmak, yeniden yapılandırmak eylemidir.

 

Yaşamı oyun bahçesine çevirecek cesarete sahip olabilmek ciddi bir iştir ve birikim gerektirir…

 

İmge yüklü metinlerin yazarı olan ozanlar bilgece bir bilmezden gelişin tevazusu içinde gerçeklerin üzerindeki örtüyü yalanları ile aralayan bilge kişilerdir…

 

Yaşam çözülmeyi ve çözümlenmeyi bekleyen kapalı bir kutu olduğu halde her şeyi bildiğini sanarak yaşamanın cesaretini insanoğlu hangi kaynaktan bulmaktadır acaba?

 

Unutulmamalıdır ki bilimin aydınlatmadığı gerçek hala karanlığın örtüsü altındadır…

 

Sevgi ve saygılarımla…

 

Mehmet Serimer'i Kaybettik...


Geçtiğimiz ay rahatsızlanarak Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan Şehir Tiyatroları'nın başarılı oyuncusu Mehmet Serimer hayatını kaybetti.

Cenaze merasimi 24.01.2012 Salı günü saat 10.00'da Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenecek olan törenin ardından, Fevziye Camii'nde kılınacak öğle namazına müteakip Değirmendere mezarlığına defnedilecektir...

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları

 

Mehmet Serimer

1975'de Halkevi tiyatro çalışmalarına amatör olarak başladı. 1979 yılında Kocaeli Bölge Tiyatrosu'yla başlayan profesyonel tiyatro yaşamı 1994-95 tiyatro sezonuna kadar, kurucu, oyuncu, yönetmen olarak devam etti.

1982 yılında H.Ü. Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'ne girdi.

1994-95 oyun sezonundan 1998-99 oyun sezonuna kadar Trabzon Devlet Tiyatrosu'nda misafir sanatçı olarak çeşitli oyunlarda yönetmen yardımcılığı yaptı ve oyuncu olarak görev aldı.

"Keşanlı Ali Destanı", "Taziye", "Kanlı Nigar", "Matruşka", "Antigone" adlı oyunlarda rol aldı.

2000-2001 oyun sezonunda Kocaeli Şehir Tiyatrosu'na katıldı.

"Üç Kuruşluk Opera", "Hadi Öldürsene Canikom", "Bin Varmış Hiç Yokmuş" , "Don Juan", "Cimri", "Bir Yaz Gecesi Rüyası", "Bir Şehnaz Oyun", "Bahar Noktası", "Barış",”Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz”, “Yolcu” , "O Güzelim Kaymaklı Dondurma Rengi Elbise”, “Derviş Ve Ölüm”, “Resimli Osmanlı Tarihi”, ”Kösem Sultan” adlı oyunlarda rol aldı.

 

 

 

YENİ TİYATRO DERGİSİ’NE “KIŞKIRTMA” GİRİŞİMİ VE “TEHDİT”!...



Mustafa Demirkanlı yayınlamaya başladığı günden beri Yeni Tiyatro Dergisi’ni bir biçimde engelleme, dezenforme etme, hedef gösterme girişiminden geri durmadı. Bunun en önemli sebebi 20 yıl boyunca kaybettiği tiyatro okurlarını Yeni Tiyatro Dergisi’nin kazanmış olmasındandır; Türkiye’de yayınlanan bütün tiyatro dergilerinin hepsinin en az iki-üç katı daha fazla okura ulaşan Yeni Tiyatro Dergisi, gerek içeriği gerek yayın anlayışıyla da, belki de “saldırı”yı (!) hak ediyor. Bu saldırıların en “yeni”si Demirkanlı’nın editörü olduğu sitede yayınlandı; “kargaları bile” güldürecek iddialardan oluşan bu saldırılar “saldırı” olsaydı bari!...

Tiyatro Tiyatro Dergisi editörü Mustafa Demirkanlı’nın 16 Ocak 2012’de www.tiyatrodergisi.com sitesinde Yeni Tiyatro Dergisi’yle ilgili yayınladığı haberde (!), yalan yanlış bir sürü safsata ileri sürdükten sonra birkaç yıldır “manipule” ettiği insanlara yeni bir “hedef” göstererek, onları adeta “kışkırtmak” istiyor. Demirkanlı’nın bir sürü akademisyeni, tiyatro insanını içine sürüklediği “batak”tan ders alamayanlar olur diye, geçmişte kimilerine yaptığımız uyarıyı ola ki, Demirkanlı’ya inanabilecek olanlara “yeniden” yapıyoruz:

“Lütfen, Demirkanlı’ya kanıp ‘kahramanlığa’ soyunmayınız; çünkü kimi örneklerde göründüğü gibi sonuçta çırılçıplak ortalık yerde kalabilirsiniz. Sonuçta ‘kral çıplak’ konumuna düşmemek için verilen gazlara karşı ‘uyanık’ olunuz. Çünkü Yeni Tiyatro’nun ‘objektif’ yayıncılık yapmaktan başka bir ‘kaygısı’ yoktur.”

Demirkanlı aşağıdaki “tekzip” yazımızı da yayınlamayarak, yeni bir “sansür”e de imza atmış oldu.

Devamı...

ABONE KAMPANYASI

YENİ TİYATRO DERGİSİ 5. YAŞINA GİRERKEN “OKUMAN İÇİN DAHA NE YAPALIM, SEVGİLİ OKUR?!...” ABONE KAMPANYASI BAŞLATIYOR.



Yeni Tiyatro Dergisi, yeni tiyatro sezonuna “ilginç” bir ABONE KAMPANYASI ile giriyor. Yeni Tiyatro Dergisi 2011 Ekim tarihli 31. sayısında “Hilal Köseoğlu’nun Anısına” vereceği “Kargı” ve “Çığlık” oyunlarıyla birlikte, abone olacaklara daha önce verdiği ve kitapçılarda bulunmayan 10 ayrı oyun kitabını da hediye edecek. Yeni Tiyatro Dergisi Yayın Yönetmeni Yrd. Doç. Dr. Erbil Göktaş bu konuda şunları söyledi: “Yeni Tiyatro 5. yaşına girerken pek çok yenilikler yapmayı düşünüyoruz. Bunlardan bir tanesi de daha önce verdiğimiz ve baskıları tükenmek üzere olan Yeni Tiyatro oyunları; yeni tiyatro sezonunda bu kitaplardan 10 tanesini abone olacak okurlarımıza ücretsiz olarak vermek istiyoruz. Bilindiği gibi, Neil Simon başta olmak üzere pek çok yabancı ve yerli yazarların oyunlarını Türkiye’de ilk kez Yeni Tiyatro Dergisi basarak okurlarına ve abonelerine ücretsiz olarak ulaştırdı. Sahne Sanatları Dergisi olmamız nedeniyle yeni sezonda opera ve bale yazılarına ve eleştirilerine de daha çok yer verip opera librettolarını da basıp okurlarımıza ulaştırmak istiyoruz.

Türkiye’nin ilk ve tek “hakemli” sahne sanatları dergisi olan Yeni Tiyatro’nun hakem kurulunda şu isimler bulunuyor: Prof. Dr. Semih Çelenk, Prof. Dr. Didem Uslu, Doç. Dr. Sema Göktaş, Yrd. Doç. Dr. Bünyamin Aydemir, Yrd. Doç. Dr. Handan Karaadam, Yrd. Doç. Dr. Yavuz Çelik ve Yrd. Doç. Dr. Gülayşe Temeltaş.

Yeni Tiyatro Dergisi Ekim ayından itibaren aylık olarak yayınına devam ederken, okurlara ve abonelere yine 4 yıl önceki fiyatlarla ulaştırılacak. Posta ve kargo masrafları dahil olmak üzere yıllık 12 sayı bedeli 100 Türk lirası olarak aynı biçimde devam edecek. Yeni Tiyatro Dergisi’nin yayın kurulunda ise şu isimler bulunuyor: Erbil Göktaş, Okday Korunan, Hilmi Zafer Şahin, Alpay Ekler, Oktay Emre ve Sema Göktaş.

 

YENİ TİYATRO DERGİSİ 2010'A ABONE KAMPANYASI BAŞLATARAK GİRDİ!!!

 

 2009'daki ekonomik krizden önemli ölçüde etkilenen Yeni Tiyatro Dergisi, her sayı verdiği "Oyun Kitabı Eki"ne ara vermemek ve her sayıda bu hizmetini sürdürebilmek için "Abone Kampanyası" başlattı. Ekim 2009'a kadar "iki aylık" periyotta çıkan Yeni Tiyatro, bilindiği gibi okurlarından ve tiyatro çevrelerinden gelen yoğun istekler üzerine "Aylık" periyoda geçmişti. Daha önce "iki ayda bir" verdiği "Oyun Kitabı Eki"ni "Aylığa" geçince her ay vermek zorunda kalınca zaten "kriz" ortamında "bir kahramanlık" olan ve önemli bir gider tutan "ekleri" verip vermemeyi değerlendiren Yeni Tiyatro, "bu hizmeti sürdürme" kararı vermişti. Ancak ekonomik açıdan, önce okurlarına güvenen Yeni Tiyatro, bu sorunu aşabilmek için yine "okurlarına" dönüyor ve "abone" kampanyasına destek olmalarını bekliyor.

 

Satış Noktalarımız

Editör'den... / Erbil Göktaş

Erbil GöktaşTARTIŞILMASI GEREKEN AZİZLİKLER

Atila Sav’ın Milliyet Sanat Dergisi’nin Mart 2003, 528. sayısının 74. ve 75. sayfalarında yayınlanan “Küçük Azizlikler” yazısını okuduğumda Türk Tiyatrosu’ndaki pek çok sorunun bu yazıdan hareketle tartışılabileceğini düşündüm. Bunlardan ilki; Türk Tiyatrosu’nun, oyun yazarlığında ortaya konulan başarıları sahnelerde yeterince değerlendirilemeyişidir. Devamı...

Sitemizden en iyi verimi; bedava, açık kod ve güvenirlik düzeyi yüksek olan Firefox tarayıcı ile alabilirsiniz.
İletişim: mailonpix.com
Clicky Web Analytics