19 Kasım 2017, Pazar
SON HABERLER
Buradasınız: Anasayfa / Makale / Hüznün Yeri Oldu Atatürk Kültür Merkezi

Hüznün Yeri Oldu Atatürk Kültür Merkezi

Hayati Asılyazıcı

Bir süre sonra ışıklar kararacak, bütün çalışmalar duracak. Bu değeri biçilemez binada yaşayan tüm sanatçılar, yöneticiler, depremzede gibi sokaklarda bulacaklar kendilerini. Opera, bale, tiyatro ve bütün müzik toplulukları evsiz yurtsuz insanlara dönüşecekler. Sadece Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’nde çalışanlar, sanatçılar değil bu önlenemeyen çöküşün hüznünü duyarak yaşayanlar, izleyicilerin de yüzlerinden okunuyordu hüzünleri.
İlkbaharın son günleri hüzün bulutları yüklüydü AKM ve Taksim.

akmHüznün Notları
9. Uluslar arası Karadeniz Festivali’nin son gösterimi olan Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin Modern Dans Topluluğu (MDT)’nu izlemeden Trabzon’dan İstanbul’a dönüyorum. MDT’yi daha önce Ankara ve İstanbul’da görmüştüm, bu nedenle AKM’deki Verdi’nin ölümsüz operası “AIDA”yı son kez görmek istiyorum.
15 Mayıs Perşembe günü son temsil diye AKM’ ye gidiyorum. Görkemli bir “AIDA” gösterimini izliyoruz. (“Aida”nın son gösteriminin 17 Mayıs 2008 Cumartesi olduğunu öğreniyorum, kızım Aslı Asılyazıcı Gönenç’ten.)

Derin bir nefes mi almalıyım yoksa bugüne kadar önlemini almayan geçmiş hükümetlere öfke mi yağdırmalıyım? Ne yararı olacak ki? AKP Hükümetinin AKM’nin onarımını iki yılda tamamlamasını bile yarım ağızla mırıldanması, çeşitli söylemlere yol açıyor. Demokles’in kılıcı gibi, AKM’nin tepesinde yıkma ya da yıkılma tehdidi durmuyor mu? AKM ve Taksim Alanı bir hüzün tarlası gibi, ne zaman geçersem irkilirim. AKM’de gizlenen dertleri binayı sevdiğim için ben bilirim.

İDSO’nun Hüznü
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), 16 Mayıs Cuma akşamı, başarılı ama hüzünlü bir konser verdi. Bu satırları yazarken İDSO, Cumartesi saat 11.00 konserini veriyordu.
Bir yandan konser salonları aranıyor, diğer yandan da 17 Mayıs 2008 tarihinde bir kalp durması gibi sonlanacak olan AKM konserleri için çalışmalarını sürdürüyordu.
İDSO bu dönem kendini iyice toparlamış, çıtayı yükselterek kendi kulvarında başarılı konserler veriyordu. Çağcıl olmanın sorumluluğunu olabildiğine kavramış bir İDSO, hüzün dolu son iki konserini üst düzeye taşıdı. Konserin sonunda, iki yıllık onarıma akıl erdiremeyen kapanış konserinin şefi Aleksander Rahbarı anlamlı ve yetkilileri şaşırta-kızdıran kısa ve özlü bir konuşma yaptı. Hükümetin işine akıl erdiremeyen Demokrat Parti’nin iktidar yıllarında eleştirel oyunlar sergileyen Muammer Karaca’nın son oyunlarından “Hükümetin İşine….?” adlı komedisi iki yıl afişte kalmıştı. Şimdilerde AKP’nin işine halk akıl erdiremiyor ama “TC Başsavcısı” sırlarını çözerek; ne menem İslami yönetimi ya da ABD programıyla “Ilımlı İslam”ın türlü-çeşitlisini yargıya taşıyor. Güdümlü ılımlı İslam mavalının, necip Türk ulusu farkında değilken, ana muhalefet ve lideri Deniz Baykal da derin uykularından uyanmıyor ve bu öznel ve özel tümceye hiç mi hiç tepki göstermiyorlardı. Bırakınız, siyasal, ekonomik ve toplumsal çalkantıları.

Genel Başkan ve çevresinden, operaya, baleye, senfonik konserlere gidenlerini değil, gidenini hiç gördünüz mü? CHP’nin bu yönetimi mi koruyacak Atatürkçü Aydınlanmayı? Atatürk Kültür Merkezi’nin köklü restorasyonu ya da yıkımı mı ilgilendirecek onları?
Atatürk aydınlanmasının kültür ışıkları bir bir söndürülürken CHP yönetiminin sesini duydunuz mu?  Cumhuriyetin köklü kurumları Özal hükümetinden bu yana sürüp gelen, AKP Hükümetiyle doruğa tırmanan arazi, Telekom, Tekel gibi temel kurumlar yok pahasına giderken CHP ve yönetimi ne yaptı?
Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nun bulunduğu SİT alanı, Yüksek Anıtlar Kurulu tarafından inşaata açıldığında mahkeme açıldı mı? Hayır? Bu karara imza atanlar, bu onursuzluğu nasıl taşıyacaklar?
Baylar hepiniz yüce Divanlıksınız….
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın Cuma günkü konseri hüzünlü olduğu kadar elem vericiydi. Leyla Gencer’in küllerinin boğaza döküldüğü saatlerde İDSO provadaydı. Mahler’in 4. Senfonisi Leyla Gencer için inanılmaz güzellikte yorumlandı. Son bölümde Ankara Devlet Operası solistlerinden Soprano Feryal Türkoğlu, olağanüstü yorumuyla ağıt mersiye etkisinde hepimizi daha çok hüzünlendirdi.
İDSO bugün programını çok iyi yorumladı ve seslendirdi. H. Uçarsu’nun “Cevsa’ya Lamento”suyla konser programını açtı. Sonra genç bir klarnet sanatçısını Merve Kazokoğlu’yu W.A. Mozart’ın (La Majör) Klarnet Konçertosu’nu ilgiyle dinledik. Orkestranın başarılı eşliğinde Merve Kazokoğlu, kendi çizgisinin birkaç basamağını aşarak sonoritesiyle müzikalitesini başarıyla bütünleştirdi.
Konserden sonra AKM üst fuayesinde bir ‘veda’ kokteyli verildi.
Kokteyl “İsa’nın Son Yemeği” gibiydi.

17.05.08

Yoruma kapalı.