23 Ocak 2019, Çarşamba
SON HABERLER
Buradasınız: Anasayfa / Yazarlar / Anadolu Ödülleri İçin Yollardayız!.. /Erbil GÖKTAŞ

Anadolu Ödülleri İçin Yollardayız!.. /Erbil GÖKTAŞ

Yeni Tiyatro Dergisi geçen ay 12 yaşına girdi; 2019’da Yeni Tiyatro Emek ve Başarı Ödülleri’nin de 7’ncisini her yıl olduğu gibi Nisan ayının son Pazartesi akşamı gerçekleştireceğiz.

Ancak bu yıl aldığımız bir kararla Şubat ayının son pazartesi akşamı Yeni Tiyatro Anadolu Ödülleri’ni de gerçekleştireceğiz. Bu kararı almamızdaki en büyük etken, son yıllarda Anadolu kentlerinde tiyatro yaşamındaki gözle görülür bir gelişmedir. Özellikle Adana ve Bursa’daki gelişmeler, bizim bu kentleri mercek altına almamıza ve özel bir önem vermemize neden olmuştur. Geçen yıllarda Antalya’da gerçekleşen “Şehir Tiyatroları” gerçeğinin bu kentlerde de oluşabilmesi için daha görünür kılınması gerektiğine inanıyoruz.

Her ne kadar bu kentlerimizdeki yöneticilere ve sanatçılara ödül vermiş olsak da bunun yeterli olmadığına inanıyor, tıpkı İstanbul’da olduğu gibi, buradaki tiyatroların da her kategoride “ayrıca” aday olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bizim inancımızın ötesinde, bu kentlerde yapılan tiyatro çalışmaları bizi böyle bir karar almaya itmiştir.   Bu yılın Ekim ayında Adana Şehir Tiyatroları Festivali’nde de gördük ki, Sayıştay’dan ya da Belediye Meclisi’nden onaylı kadroları olmasa da Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları bu unvanı çoktan hak etmiştir; yaptığı festivallerle ve gerçekleştirdiği oyunlarla hak etmiştir. Bu yılki festivalde izlediğimiz Bir Delinin Güncesi oyunu her yönüyle başarılı bir çalışmaydı. Daha önce Genco Erkal’dan ve Erdal Beşikçioğlu’ndan izlediğimiz bu oyunların yanına Adana’nın oyununu da rahatlıkla koyabiliriz. Bu oyunu gelecek sayılarımızda ele alacağımız için, şimdilik bu kadarını söylemekle yetinelim.

Adana Şehir Tiyatroları Festivali’nde yine Anadolu’dan iki oyun izleme fırsatı bulduk; bunlardan ilki Uşak Şehir Tiyatrosu’nun Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan uyarlanan Kaynanam Nasıl Kudurdu adlı oyundu. Yine Mersin Şehir Tiyatrosu’ndan Haşmet Zeybek’in Düğün Ya da Davul’unu izlemek ve Haşmet Zeybek’i anmak hoştu. Bu festivallerin diğer hoş tarafı da pek çok oyunu bir arada izleyebilme olanağıdır; en azından katılan gruplara bakarak Türkiye’deki tiyatro toplulukları hakkında fikir edinebilirsiniz.

Ve Bursa… 23’üncüsü gerçekleştirilen Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali’nde “gözlemci” olarak bulunuyorduk ancak günde 4 oyun izledikten sonra, akşam da Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın Musahipzade Celal’den gerçekleştirdikleri Fermanlı Deli Hazretleri’ni Tayyare Kültür Merkezi’nin o tarihsel ve muhteşem binasında keyifle izledik. Bence Bursa BB Şehir Tiyatroları da maliyeden onaylı kadrolarını tıpkı Antalya ve Nilüfer Belediyelerinde olduğu gibi, Belediye Meclisi kararıyla alabilir ve tiyatroyu “tüzel bir kişilik” olarak kentinin tüm insanlarına armağan edebilir. Yerel seçimler öncesinde yapılacak olan bu tür çalışmalar halkımızın da sevgisine mazhar olacaktır.

Bizler de bu tür çalışmaları, yapılanmaları izlemekten, buralara katılmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyoruz. Çoğu haftalar evimize gidemesek de, bazen hava değişimlerinden etkilenip hastalansak da, bu yoğun tempodan çok yorulsak da, halimizden hiç şikayetçi değiliz. Aksine, yapılan her güzel çalışmadan büyük keyif alıyor, gelecek izlenceler için enerji toplayabiliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, her kentimizde, her ilçede ve köylerde tiyatronun var olması, ülkemizin her açıdan daha “iyi”ye gitmesine vesile olacaktır. Türkiye’nin “muasır medeniyetler seviyesine” ulaşmasında tiyatronun da çok büyük payı olmuştur ve olmaya devam edecektir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “Tiyatro, bir memleketin kültür seviyesinin aynasıdır”… Onun tiyatroya ne kadar önem verdiğini biliyoruz ve tüm yöneticileri tiyatroyu bulundukları kurumlarda tüm yönleriyle tesis etmeye davet ediyoruz; çünkü “bazı” yerlerde olduğu gibi sadece kağıt üzerinde tiyatro kurup bir salon tahsis etmekle iş bitmiyor; bunun seyirciye ulaşmak demek olan halkla ilişkilerinden, gerçek anlamda akustiği ve ışıklama tesisatı olan alt yapı çalışmalarına kadar tamamlanması gerekiyor. Bu yıl bile ışıklama tertibatının yetersizliği yüzünden binalarda yangın çıkmasına, kabloların yanmasına, insanların, çocukların büyük tehlikeler atlatmalarına tanık olduk. Diyesim şu ki: Tiyatro sadece sahneye çıkıp oyun oynamak değil; dekorcusundan kostümcüsüne, ışıkçısından gişecisine, kondüvitinden güvenliğine kadar büyük bir kaynaşmanın sanatıdır; çünkü bizim tarihimizde çıkan tiyatro yangınında “şehit” olan tiyatro güvenlikçileri de vardır.

Her yönüyle dört dörtlük bir tiyatronun oluşması yolunda çaba sarf eden tüm tiyatro yöneticilerine ve emekçilerine bin selam olsun!…

ERBİL GÖKTAŞ

Hakkında Erbil Göktaş

Yoruma kapalı.