19 Kasım 2017, Pazar
SON HABERLER
Buradasınız: Anasayfa / Yazarlar / Eleştirisiz Bir Dünyada Yaşamak… / Erbil Göktaş
Eleştirisiz Bir Dünyada Yaşamak… / Erbil Göktaş

Eleştirisiz Bir Dünyada Yaşamak… / Erbil Göktaş

En sonda söyleyeceğimi en başta söylemeliyim: Eleştirinin olmadığı, eleştiriye gereksinim duyulmayan bir dünyada yaşamak isterdim. Tasasız hayat, oh ne rahat!…

Artık içtenlikle böyle düşünüyorum. Çünkü kimsenin, en çok gereksinimi olanların bile, daha iyiye, daha güzele, daha doğruya ulaşmanın temel aracı olan eleştiriye tahammülü yok. Artık eleştirinin yazana, yayınlayana “düşman” kazandırmaktan başka bir işlevinin olmadığının algılanması ne hazin bir sonuç!… Eleştirmenliğe ilk başladığım yıllarda, ille de bir şeyler bulma isteğiyle yanıp tutuşurken, “vay be, bravo, kimsenin göremediğini görmüş, kimsenin bulamadığını bulmuş” diyeceklerini düşünürdüm; böyle safiyane inançlarım vardı ve kimsenin anlatamadıklarını, kendine özgü kıvrak Türkçesiyle aktarmış, denilerek taltif edileceğimi, iltifatlara boğulacağımı düşünürdüm.

Oysa geldiğim noktada farkediyorum ki, bu iyi niyetle, geceler boyu uykusuz kalarak döktürdüğümü sandığım satırlar bana küskünlükler, kızgınlıklar, hasımlıklar, sevgisizlikler, saygısızlıklar ve kimbilir daha ayrımına varamadığım neler neler kazandırmış…

O yüzden bu “gerçeğin” bilinciyle Yeni Tiyatro Dergisi’nde yazan herkese “elbette eleştirin” diyorum “ancak eleştiriyor görünmeyin, hatta öyle bir yazın ki, okuyanlar sizin övdüğünüzü sansınlar”. Elbette eleştiri övgüyü de kapsar, yergiyi de, ancak yergiyi çok tersinlemeli, dolaylı yapmalı ki, hiç kimse üstüne alınmasın, ne şiş yansın ne kebap!… Çünkü “sanatçı” dediğimiz kişiler, ya çok kırılgan oluyorlar ya da her şeyi ben bilirim diyen “egosu” çok şişmiş, tavan yapmış, hatta tavanı delip geçmiş kişiler oluyorlar. Bunun ortasını bulmak günümüzde pek mümkün değil. Aslında sadece sanat alanında değil, politikadan spora, eğitimden iş ilişkilerine kadar hiç kimsenin en küçük bir dokundurmaya, “eleştiri”ye tahammülü yok!… Çünkü eleştiri kültürümüz yok! Oysa eleştiri eleştiridir. Aklın çalışma yöntemlerinden birisidir, o kadar. Eleştiri düşmanlık değildir.

Hep denir ya, sanat eleştiridir, eleştiri muhaliftir, diye… Muhalefet de “iktidar”la birlikte demokrasinin iki önemli parçasıdır. ben bunun günümüz dünyasında pek geçerli olduğunu sanmıyorum; çünkü en demokrat geçinenler bile, tiyatronun demokrasiyi kaldıramayacağına inanıyorlar; buna kaç kere şahit oldum.

 

ERBİL GÖKTAŞ

Devamı: Yeni Tiyatro Dergisi, Şubat 2015, Say:. 67, Sayfa: 2

Hakkında Erbil Göktaş

Yoruma kapalı.