26 Eylül 2017, Salı
SON HABERLER
Buradasınız: Anasayfa / Yazarlar / Kürtler Mars’ta
Kürtler Mars’ta

Kürtler Mars’ta

Son yıllarda Kürt tiyatrosunda gözle görülür gelişmeler yaşanıyor. Bunlardan biri de Dicle Fırat Kültür Merkezi bünyesinde faaliyet yürüten Teatra Yekta Hêvîn’in (TYH) çalışmalarıdır. Diyarbakır Cîgerxwîn Kültür Merkezi’nde 26 Aralık’ta sahnelediği Mars adlı oyunuyla TYH yeniden sahneye döndü.

Politik Kürt Hareketi ( PKH)’ne doğrudan bağlı olan ya da hareketten etkilenen birçok tiyatro grubu vardır. İstanbul’da 1991 yılında kurulan Mezopotamya Kültür Merkezi (Navenda Çanda Mezopotamya) sanat okulu olmakla birlikte birçok grubun oluşmasına vesile oldu. MKM günümüzdeki birçok tiyatro grubunun “rahmi” konumundaydı. İlk yıllarında Yılmaz Erdoğan gibi günümüzde popüler olmuş tiyatrocuların tiyatro dersleri verdiği bir yerdi. (1)

MKM İstanbul’la sınırlı kalmadı. PKH’nin örgütlü olduğu her yerde MKM’ler açıldı: İzmir, Mersin, Adana, Urfa, Diyarbakır, Batman, Van… Kültür merkezlerinin bünyesinde tiyatro grupları kuruldu. Teatra Yekta Hêvî de Dicle Fırat Kültür Merkezi (Diyarbakır) bünyesinde 2009 yılında kurulan tiyatrolardan biridir. İsmini Evîna Gul û Masî (Balık ile Gülün Aşkı) yazarı Hêvî Şanoger’den (Gafur Doğan) almıştır.

TEATRA YEKTA HÊVÎ
“Amed’de 2003 yılında açılan Dîcle Firat Kültür ve Sanat Merkezi bünyesinde bir tiyatro topluluğu oluşturulur ve ilk oyunu olan Sol û Serî (2004) ile seyirci karşısına çıkar. Aynı topluluk 2007 yılında Ewrê Bê Baran adlı oyun ve Dewrêşê Evdî (2008) adlı müzikli/danslı bir oyun sahneler. Topluluk 2009 yılında “Teatra Yekta Hêvî” adını alarak Evîna Gul û Masî adlı oyunu sahneler. 2012 yılında ise bir mekan-tiyatrosu formuyla Bûka Baranê adlı oyunu Dicle Firat Kültür ve Sanat Merkezinin avlusunda seyircisiyle paylaşır.” (2)
Evîna Gul û Masî (Balık ile Gül’ün Aşkı) oyunu Yekta Hêvî’nin yazıp yönettiği oyundur. (Ahmet Baran Bozboğa, Dicle Fırat Kültür Merkezi üyesi )
Teatra Yekta Hêvî, Metin Ewr’in yazdığı ve Gıyasettin Şehir’in yönettiği Mars adlı oyunla yeni bir çıkış yaptı. Teatra Yekta Hêvî adı kimi sebeplerden dağılmıştı. Mars oyununun yönetmeni Gıyasettin Şehir Mars’ın ilk gösterimi sonrası (26 Aralık 2014) yaptığı konuşmada, Mars’ı Teatra Yekta Hêvî’nin tekrardan toparlanıp çıkış yaptığı oyun olarak değerlendirdi.

MARS’IN HİKÂYESİ
Teknolojiyle fazla ilgili Kürt çoban Kurdo, Mars’a gidecek bir uluslararası grubun oluştuğunu öğrenir. Başvuranlar arasında hiçbir Kürt’ün olmadığını öğrenen Kurdo, başvuruda bulunur. Başta ailesi olmak üzere bütün köy halkı Kurdo ile alay eder. Sonuçlar açıklanır: Ortadoğu’dan dört kişi seçilmiştir. Seçilenler: bir Kürt (başvuran çoban Kurdo), bir Arap (Şeyh kılığında bir erkek), bir Türk (başı açık bir kadın) ve bir Fars (gözleri sürmeli İran tarzı örtünmüş bir kadın). Kürt Çoban’ın Mars’a gitme arayışına karşı olan köylüler, Çoban’ın Mars’a gidecek kişiler arasında olduğunu öğrendiklerinde ‘zafer’ kutlaması yaparlar.
Mars’ta birlikte yaşamayı öğrenmek için dört kişiyi kampa alırlar. Sahnede merdiven-piramit tarzı dört platform vardır. En yüksek basamağa Kürt çoban çadırını kurar – Kürtlerin Mezopotamya’nın esas yerlisi olduğuna vurgu – Arap şeyhi Kürt’ü yerinden kovarak çadırını en yüksek – dördüncü basamak – merdivende kurar. Kürt üçüncü basamağa gider. Fars kadın Kürt’ü üçüncü basamaktan kovar. Kürt ikinci basamağa gider. Türk kadın Kürt’ü ikinci basamaktan kovar. Kürt, çadırını en alt basamağa kurar. Türk kadın, eğer dilini unutur ve dilimizi öğrenirsen alt basamakta yaşayabileceğini söyler. Kürt, eski Kürt olmadığını bunu kabul edemeyeceğini söyler. Arap şeyhi Fars kadına göz koyar, evlenme teklif eder, Farsî kadın teklifi başta kabul etmez. Arap, Fars ve Türk, Kürt çobana karşı birlikte hareket etme kararı alırlar. Arap, Farsî ve Türkî olan iki kadınla evlenmek ister. Farsî kadın teklifi kerhen (gönülsüzce) kabul eder. Sonuçta Kurdo eğitim komisyonu başkanı seçilir, onlara (Arap-Fars-Türk) birlikte yaşamayı öğretir, demokratik özerklik konusunda ikna eder.
Kurdo, Mars’a gitmekten vazgeçer. Halkına gelir ve halkının mücadelesine katılır.

KÜRT ÇOBAN VE GEÇ KALDIK KOMPLEKSİ
Bir çobanın Mars’a gidecek gruba dâhil olmayı başaracak kadar iletişim teknolojisine hâkim olması Kürtlerin değişimine önemli bir vurgudur. Daha düne kadar tarım toplumu olan –ki halen tarım toplumudur- Kürtlerin son yıllarda mücadele ile –Askeri, politik, sanatsal- yeni bir yaşam oluşturma ve dünyaya entegre olma çabalarının bir yansımasıdır. Çobanlık ve uzaya gitmek iki uç durumdur. Çoban, hem göçebe kültürün hem de “geri” kalmışlığın karakteristiğidir. Uzaya gitmek ise “ilerlemiş” olmanın karakteristiğidir. Kurdo’nun hem çoban olması hem de uzaya gidecek gruba dâhil olması Doğu’ya ait “geri kaldık” kompleksidir. (Doğu’dan kastım Doğu kültürüdür. Kürtler, Araplar, Türkler, Afganlar, Farslar vd).
Türk “aydınlanmasının” –Rönesans diyenler var, (3) esasını oluşturan “geç kaldık”, “treni kaçırdık” kavramlarında bu kompleks kendini gösteriyor. Avrupa’nın 400 yılda geçirdiği Rönesans’ı 20-30 yıla indirgemek “geç kaldık kompleksinin” başka bir biçimde dışavurumudur.

 

Devamı: Yeni Tiyatro Dergisi, Şubat 2015, Say:. 67

Hakkında Avaşin Yorulmaz

avasinyorulmaz@msn.com

Yoruma kapalı.