5 Mart 2021, Cuma
SON HABERLER
Buradasınız: Anasayfa / Makale (sayfa 2)

12 Eylül, Liberalizm ve Sanat

Bu yazımın ilk bölümünde 12 Eylül askeri darbesinin politik ve iktisadi arka planına dair bir eksen oluşturmayı amaçlarken, aynı bölümün bir alt basamağında politik ve iktisadi arka planın özgürlükler alanındaki pratiklerle olan etkileşimine ve yine aynı bölümün son basamağında ise özgürlükler alanının sanat ile olan ilişkisini imlemeye çalışacağım. İkinci bölümde sanatın “ne”liğini estetikle ilgilenmiş olan filozofların düşünceleri ile irdelemeye çalışırken ... Devamını Oku »

Yaklaşan 2012 İstanbul Tiyatro Festivali Vesilesiyle!

GÜNCELLEME: İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) Mart ayının ortalarında “Tiyatro Festivali” için bir “Basın Toplantısı” düzenledi ve katılacak toplulukları açıkladı. Bülent Eczacıbaşı, utangaç bir biçimde AKM gibi yapıların olmamasından yakındı. Evet, AKM yıllardır kapalı. İstanbul’u ve “Tiyatro Festivali”ni bu ayıptan kurtarmak gerekiyor. Bir diğer konu da YABANCI OYUNLARIN PAHALILIĞI VE HERKES TARAFINDAN İZLENEMEYECEK OLMASI. BU KONUDA ALTI AY ÖNCE ... Devamını Oku »

27 Mart Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi

27 Mart Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi.

 

Tiyatro Öldü!...

Son yıllarda insanı usandıracak kadar sık tekrarlanan bir söz bu…

“Miadını doldurdu tiyatro, öldü!..”

Eğer öyle ise, gerçekten de iddia edildiği gibi öldüyse tiyatro, bugün Dünya Tiyatro gününü kutlamak yerine yasını tutalım tiyatronun…

Oyunları seyretmekten vazgeçip alalım kazmaları, kürekleri elimize ve bir mezar kazalım tiyatroya, şöyle görkemli, geçmişine yakışır bir anıt mezar…

Başta bütün zamanların en iyi yazarı W. Shakespeare olmak üzere bütün oyun yazarlarını, oyunları, oyuncuları, rejisörleri, dekor, kostüm, ışık tasarımcılarını, sahne arkası teknisyenlerini  topluca gömelim bu mezara…

Ve hazır elimizdeyken kazmalar, kürekler, tiyatro salonlarını da yıkalım. Yıkamadıklarımızı da çürümeye terk edelim ki oynanmasın içinde seyircinin aklını çelip onları fitneye, fesada teşvik eden oyunlar…

Yerle yeksan olsun daha çok özgürlük, daha çok demokrasi talepleri. Barış ve adalet özlemleri… Merhamet ve vicdan çağrıları, çığlıkları kalsın o enkazın altında ve işitilmesin. Devamını Oku »

21 Mart Dünya Kukla Günü 2012 Bildirisi

Kararlı bir hareketle gazeteleri bir kenara bırakıyoruz, haber programlarını kapatıyor ve sanat ve kardeşliğin şerefine kadeh kaldırıyoruz; bugün şenlik günü, Dünya Kukla Günü’nü kutluyoruz.

Felaketlerin acı veren gerçeğini ve dünyayı sıkıntıya sokan yoksulluğun acısını unutamayız, tam da bu nedenle unutmak da istemiyoruz. Yaşamı kötü yazgı ve ölüme karşı güçlendirmek için kendimizi ademoğlunun doymak bilmeyen coşkusu olan insanlık onurunu kutlamaya adadık. Devamını Oku »

Arşivden / Artaudvâri: Delilik Ve İntihar Temsili

 

Ömer Öztürk

 

MÜHİM İKAZ: Yazım bir temsil tecrübesidir. Olumsuz eleştiriler daha iyiye, daha “mükemmel”e (ki “tamamlanmış”, “tamam” demektir) erişme çabasının metnî bir dışavurumudur. O sebeple, olur a, alınganlık gösterilmemesi, mümkünse isim verilerek alıntı yapılması, önemle rica olunur. Yazar…

ANLATICI: Antonin Artaud’nun depresyonu vardı. Depresyon ve onun uzantısı rahatsızlıklar bir sanatçıyı, bir oyuncuyu besler (ikinci-ara-ses: mesela kadın bağımlılığı bir aktör ve bir oyun yazarının yaratıcılığını arttırır), şahsiyetinin bir parçası olan ruhî buhranlar (ikinci-ara-ses: toplum-dışılık, sinizm, söz gelimi Atina’nın orta yerinde mastürbasyon yapan Diyojen v.s.) ve fikri sabitler (ikinci-ara-ses: Artaud kendini mumya addediyordu. Ruhu bedeninden ayrılmış, ruhsuz, hissiz  ama yaşayan bir mumya, bir ölü. Genç yaşta sırtına saplanan bıçak, vahşet tiyatrosu manifestolarının başlangıç noktasını teşkil edecektir. Kuralcı tiyatro kalıpları ıskartaya çıkarılacaktır) bir  onun sanatını zirveye çıkarır; ortaya hissî, ölümsüz, lezzetli eserler çıkar. Oyuncular ve yazarlar çoğul kişiliklidirler. Sıradan insanlar sıradan yaşamlar sürerler, dünyayı deliler ve dahiler idare ederler.

Devamını Oku »

Göstergebilimsel Çözümleme; oyun bahçesinde yaşamaktır.

Okday Korunan

 

Göstergebilimsel Çözümleme; oyun bahçesinde yaşamaktır.

Göstergebilim, kendisini oluşturan gösterge ve bilim sözcüklerinin toplamından daha farklı bir üst anlam içermektedir.

Göstergebilim; anlamla, anlamayla, anlamın üretilmesiyle ilgilenen bir etkinliktir.

Sözgelimi bir metinsel çözümlemeye girdiğimizde ilk inceleme noktamız; “anlatım düzlemi- (sözcükler, tümceler dilbilgisel ya da biçimsel özellikler.)” ile “içerik düzlemi- (anlamlar)” olacaktır.  Devamını Oku »

Küçük Hanımlar Küçük Beyler İçin Tiyatro

Tülay Yıldız Akgül

 

Çocukların yaşamında önemli bir yer tutan oyunların temelindeki bulma, keşfetme ve yeniden yaratış ile tiyatro olayının temelini oluşturan yeniden yaratma birbirlerinden çok farklı değildir. Çünkü çocuk oyunlarının da çıkış noktası, yansılama ile iç içe oluşan varsayımların çoğaltılması ve bu yansılamadan doğan türlü oyunlardır. Devamını Oku »

Merkezde Ne Tanrı Ne İnsan: Postmodern Özne Ve Nesne

“Eski olan şeylerden sıkıldığımız için değil, dünya olaylarının zaman ve mekânında kayma meydana geldiği ve dünyaya ilişkin konumumuz değiştiği için, kimliğimizi yeniden kurma arayışı içindeyiz.” [1] İçinde bulunduğumuz “postmodern durum”da Aydınlanma çağının ürünü olan insan anlayışı ile dünya görüşleri bir sarsıntı geçirmiştir. Aydınlanma, Tanrı’nın merkezi olduğu kutsal bir düzenden, insanın merkezi olduğu dünyevi bir düzene geçişti. Postmodern dünyada ise, ne ... Devamını Oku »

Tadımlık!… Yeni Tiyatro Dergisi Eylül-Ekim Sayısı – Erbil Göktaş’ın Sunu Yazısı

(…)

PRAG İZLENİMLERİ VE TÜRKİYE…

Ağustos sonu Eylül başında “bayramı” fırsat bilip Prag’a opera-bale ve tiyatro izlemeye gittik; bale, bildiğimiz baleydi de (Kuğu Gölü, Carmen), “Don Giovanni”yi “kukla tiyatrosu” olarak izledik; iki tane de “kara tiyatro” yakalayabildik. Zaten Çeklerin iddialı olduğu iki alan bunlar; “kukla" ve “kara tiyatro"... Ayrıca Ulusal Tiyatro'nun geniş bahçesinde de bir “Sezona Hazırlık” gösterisi izledik. Sema Göktaş, bu gösteriler hakkındaki “izlenimlerini” Yeni Tiyatro okurlarıyla paylaşıyor. Ben ise şimdilik, Eylül’ün başında bile  “gösteri”lere olan bu ilgiye “hayran” kaldığımı söyleyeceğim. Devamını Oku »

Gece Dersleri Yeniden (Mesut Alptekin İçin)

 

ERBİL GÖKTAŞ


Mesut Alptekin, www.tiyatroyun.blogspot.com sitesindeki 30 Mayıs 2011 tarihli "Düşünce özgürlüğüne yapılmış yoğun bir saldırı" (mı?) başlıklı yazını okudum; öncelikle sana da, Oğuzcan Önver’e de geçmiş olsun…

Yazında Yeni Tiyatro Dergisi’ni ve www.yenitiyatrodergisi.com sitesini uğradığınız “saldırı” karşısında “haber” yapmamakla ya da “değinmemekle” suçluyorsun; baştan şunu söylemeliyim ki, her iki yayın organının Yayın Yönetmeni olarak “haber” türündeki yazılar, ancak “basın bülteni” olarak geldiği zaman ve fırsat bulup da düzeltip düzenleyebilirsek yayınlayabiliyoruz; bu alanda “yayın yapan” dergiler ve siteler çok olduğu için “haber”, yayınlarımızda çoğunlukla ele almadığımız bir “tür”dür. Daha çok hazır gelmiş eleştirilere, araştırmalara, söyleşilere bile “düzelti” yapabilmek çok zamanımızı alıyor ve bizim “yayın politikamız” bu yönde… Bazen “güncel” olayları da değerlendirdiğim “sunuş” yazısında da değinmeyişimin nedeni, “izlediğim” kadarıyla sonuçta olayın “tatlıya” bağlanmasıdır. İBBŞT Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nin müdürünün Hilmi Bulunmaz’la görüşüp özür dilediğini Bulunmaz sitesindeki çeşitli videolarda anlattı. Ayrıca bu tür “polemik” ve “spekülasyon”a açık bir konuda da tam bilgili değilim ve kullandığın “söylem” itibarıyla da benimle ilgili konularda söyleyeceklerim şunlardır:

Devamını Oku »