3 Ağustos 2020, Pazartesi
SON HABERLER
Buradasınız: Anasayfa / İzlenim / Broadway’den Tadımlık
Broadway’den Tadımlık

Broadway’den Tadımlık

 

AL PACİNO 44. CADDE’DE!… “TÜRK RÜYASI” HANGİ CADDEDE?…

Broadway’de 44. Cadde’de Al Pacino’nun başrolde oynadığı “Venedik Taciri”ni izledim. Broadway’e gelip de, Broadway dışından bir oyun olan “Venedik Taciri”ni izlememek olmazdı. Burası çoğunlukla müzikallerin kalbinin attığı bir mekân olduğundan bu tür yapımlara sık rastlanmıyor. Brodway New York’un merkezinde upuzun bir cadde. Bizde İstanbul Beyoğlu’ndaki İstiklâl Caddesi kadar aşağı yukarı…

Bu caddede sağlı sollu bizdeki sokakları andıran ancak “cadde” olarak adlandırılan yaklaşık 15 caddede tam donanımlı, akustik ve teknik sorunları olmayan 44 tane tiyatro var. Bu tiyatroların yarısı bizdeki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ayarında; diğer yarısı ise 1500-2000 kişilik, üç, dört balkonlu, localı, barlı, kafeteryalı tam donanımlı… Belki de çoğu aynı tarihlerde yapılmış. Ancak zaman içerisinde tamiratını tadilatını yapıp hemen hepsini dijital ve plastik çağa uyarlayabilmişler. Yani en az 50-60 yaşlarındaki sahnelerde dekorların değiştirilmesi anlık ve insan eli değmeden makinelerle, asansörlerle gerçekleşiyor. Sahnenin hemen her yerinden dekorlar çıkıyor; çıkması ne adeta anında fışkırıyor, birinin işi biterken diğeri geliyor. Ben müzikallerden Phantom of the Opera’yı, Aslan Kral’ı, Bill Eliot’u, Memphis’i, Jersey Boys’u izlerken, sahne tasarımını gerçekleştirilmesine bakarken sahnelerin kullanımına hayran oldum. Hele Spider Man’in havada, karada, tavanda, duvarlarda oynaması karşısında “İstiklâl’de Broadway’i istiyorum” diye haykırasım geldi. Tabii öncelikle Broadway’in bu olanaklı, çağın tüm teknik donanımını içeren özelliklerini ve milyon dolarlık bütçelerini istedim, diledim; kendim için değil, Türk Tiyatrosu için… AKM ve Taksim Sahnesi varken İstiklâl biraz daha İstiklâl’di; Broadway’i yakalamasa da çok iyi işlerin yapıldığı sahnelerdi. Yerli yabancı ne güzel oyunlar izledik, beslendik, yaşama gücümüzü tazeledik oralarda… Ama şimdi bu güzel duygular kesif bir kedere dönüşüyor beynimde ve yüreğimde… Nâzım’ın dediği gibi, “kederden geberiyorum…”

 

Bizde eğer tiyatro “bir sektör” olsaydı, “bir endüstri”ye dönüşebilseydi, hiçbir Allahın kulu kalkıp da AKM’yi üç sene kapalı tutamazdı…

(Devamı: Yeni Tiyatro Dergisi, Sayı: 27, Mart 2011, sayfa. 2.)

Not: Ayrıca Sema Göktaş’ın da “Broadway Diye Bir Yer” yazısını aynı sayıda okuyabilirsiniz.

 

Erbil Göktaş

Times Square Meydanı

Broadway’e damgasını vuran dev panolar.

Erbil Göktaş Broadway Caddesi’nde.

Broklyn’de bir Türk Lokantası ve İzmitli Çakmak ailesiyle. Güngör Çakmak, Esengül Çakmak, küçük Yağmur Çakmak)

Phantom of the Opera afişinin önünde.

Neil Simon Tiyatrosu

Sefa Yeprem, Sema Göktaş, Erbil Göktaş Broadway Kırmızı Merdivenler’de…

Sema Göktaş ve New York’lu çevirmen Güzin Biro

Erbil Göktaş, Broadway 44. caddede

Hakkında Erbil Göktaş

Yoruma kapalı.